loader

Sürdürülebilir gelecek ‘akıllı şehirler’de

Artan nüfusa dijital çözüm: Akıllı şehirler

Birleşmiş Milletler’in 8 milyarı aştığını açıkladığı dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor. İklim krizi ve artan nüfus nedeniyle kentlerdeki yaşamın sürdürülebilirliğinin sorgulandığı günümüzde dijital teknolojilerle şekillenen akıllı şehirler her geçen gün daha fazla öne çıkıyor. Yapay zeka odaklı yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Sürdürülebilir bir gelecek için zorunlu kabul edilen akıllı şehirler; daha verimli, sosyal, erişilebilir, teknolojik ve yaşanabilir bir vizyonu hedefliyor. Ülke kaynaklarının verimli kullanılması aşamasında teknoloji artık zaruri bir ihtiyaç haline geldi” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), 15 Kasım itibarıyla dünya nüfusunun 8 milyarı aştığını duyurdu. Günümüzde her iki kişiden biri şehirlerde yaşıyor ve bu oranın 2050 yılında 9,7 milyarı bulması beklenen nüfusun yüzde 70’ine ulaşması öngörülüyor. Kentsel alanlardaki bu hızlı nüfus artışı doğal olarak, en başta su, enerji gibi kaynakların verimli kullanımını ve çevre kirliliği olmak üzere birçok çözüm bekleyen sorunu gündeme getiriyor. Dijital teknolojilerde yaşanan son dönemdeki gelişmeler ise şehirlerin sürdürülebilirlik temelinde yeniden yapılanmasına yönelik çok yönlü olanaklar sunuyor.

Kent yaşamı ile dijital teknolojiyi birleştiren akıllı şehircilik alanında öncü teknoloji üreticilerinden olan Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Akıllı şehirler, su ve enerji gibi kaynakların kullanımında verimliliği arttırmak, çevre sorunlarının önüne geçmek, vatandaşların hizmetlere erişimini kolaylaştırmak için teknolojiden yararlanan şehirlerdir. Günümüzde büyük veri, nesnelerin interneti, yapay zeka gibi yeni gelişen teknolojilerin şehirlerimize bir yansıması bu. Dijitalleşen dünyanın olanaklarıyla birlikte şehirlerin çevresel, ekonomik ve sosyokültürel olarak yeniden kurgulanması mümkün hale geldi. Akıllı şehir uygulamaları ile hızlı kentleşmeden kaynaklanan aşırı kaynak kullanımı, karbon emisyonlarının artışı, kapsayıcılığın ve fırsat eşitliğinin azalması, yoksulluk, altyapı yetersizliği gibi sürdürülebilirlik sorunlarına çözümler üretiliyor. Sürdürülebilir bir gelecek için zorunlu kabul edilen akıllı şehirler; daha verimli, sosyal, erişilebilir, teknolojik ve yaşanabilir bir vizyonu hedefliyor. Yapılan araştırmalar da akıllı şehir teknolojilerinin ülke refahını olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Bunun için akıllı şehirler dönüşümünü iyi okumak ve doğru konumlanmak gerekiyor” dedi.

Kaynak verimliliği için teknolojiyi kullanmak şart

Geliştirdikleri akıllı şehir teknolojilerinde özellikle çevre sorunlarına yoğunlaştıklarını belirten Erkul, “Örneğin, orman yangınlarını saniyeler içerisinde hızla tespit edebilecek yapay zekâ odaklı ürünler tasarlıyoruz. Akıllı trafik ve park yeri yönetim sistemlerimizle trafik yoğunluğunu yüzde 30 oranında azaltıyoruz. Bu uygulamalar ile araçların yakıt harcamalarında da yüzde 25’in üzerinde verim elde ediliyor. Yapay zekaya dayalı veri analizi ve karar destek sistemlerimiz sayesinde veriye dayalı tahminlerde bulunarak hızlı önlem mekanizmaları sağlıyoruz. Akıllı enerji yönetimi platformumuz üretimden dağıtıma kadar tüm zincir boyunca uçtan uca analiz yapabilme imkanı sunuyor ve önemli ölçüde enerji tasarrufu elde ediyoruz. Ülke kaynaklarının verimli kullanılması aşamasında teknoloji artık zaruri bir ihtiyaç haline geldi” diye konuştu.

Akıllı şehir pazar büyüklüğü 2026’da 2,9 trilyon dolara çıkacak

Akıllı şehircilik yatırımlarının kentlerdeki yaşamı altüst eden Covid-19 pandemisi süresince hızla arttığını vurgulayan Dr. Erkul, “Akıllı şehirler sadece çevresel konularda değil kent yönetişimi, eğitim, sağlık, güvenlik, belediye hizmetlerine ulaşım ve ödemeler gibi şehirlerdeki yaşam kalitesini artıran tüm başlıklarda öne çıkıyor. Singapur, Barselona, Seul, Dubai gibi kentlerin öncülük ettiği akıllı şehir teknolojilerine yönelik bugün Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede stratejik planlar hazırlanıyor. Research & Markets raporuna göre küresel çapta 2022’de 1.35 trilyon doları bulan akıllı şehircilik sektörünün büyüklüğü 2026 yılında ikiye katlanarak 2,9 trilyon dolara ulaşacak. Akıllı şehir uygulamaları bir fikir ve yaratıcılık yarışı haline dönüştü. Akıllı şehirler sıralamasında birinci konumda olan ada ülkesi Singapur’da şehrin dijital ikizi çıkarılarak ısı haritaları oluşturulmuş durumda. Böylece küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcaklıklara karşı binaların nasıl gölgelenmesi gerektiğine ya da ne kadar soğutulacağına dair planlar yapılabiliyor. 10-15 yıl gibi bir sürede dünyanın birçok kentinde bu tür dönüşümler gerçekleşecek gibi görünüyor. Çağdaş şehirlerdeki bu dönüşümün Türkiye’de de başlamış olması bizim için çok önemli bir adım. Ülkelerin yeni dijital dünyadaki başarılarını belirleyecek olan stratejiler söz konusu olduğu için bu konuda kamu sektörünün liderliği bir hayli önemli” değerlendirmesinde bulundu.